 |
|
|
HABERLER
|
 |
 |
 |
 |
|
-
Diyet Yaparak Şekerinizi Dengeleyin.
Diyet alanında bilimsel çalışmalar yapan uzmanlar, tansiyon hastalarına önemli uyarılarda bulunuyor.
Diyet yapan tansiyon hastalarının; yemekleri tuz koymadan pişirmeleri, ekmeğin az tuzlu olmasına dikkat etmeleri gerekiyor. Yemeklerde kullanılan maydonoz, nane, kekik, dereotu, limon suyu; tuz eksikliğini önemli ölçüde giderdiği için ayrıca tuz katılmasına ihtiyaç kalmıyor.
Öğün sayısını artırın
Sarımsaklı yoğurdun yemeklerle birlikte yenildiğinde tansiyonu dengelediğine dikkat çeken, Diyetisyen Dr. Zerrin Aydın, “Tereyağı, iç yağı, katı margarinler kullanılmamalı, daha çok zeytinyağı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmeli. Sofrada marul, kıvırcık, roka, tere, maydonoz gibi yeşillikler bolca bulundurulmalı. Salamuralar, turşu, zeytin, konserve tüketilmemeli” diye konuştu.
Dr. Aydın, diyabet hastalarını özellikle şeker, bal, reçel, pekmez, pasta, kek, kurabiye, meşrubatlar, sucuk, pastırma, krema yağlı yiyeceklerden uzak durmaları konusunda uyardı. Diyabet hastalarının öğünlerini günde 5-6 defa olacak şekilde düzenlemeleri gerektiğine işaret eden Aydın, “Kortizon kullanımı, sindirim sisteminde hazımsızlık, şişkinlik hissi doğrurur. Ülser oluşturma riskleri vardır. İştahı artırır ve kilonun artmasına yol açar. Vücutta su ve sodyum tutulmasına sebep olur. Diyet; proteinden yeterli, C vitamininden zengin olmalıdır. Tuz kısıtlaması yapılmalı, bunun yerine B6 vitamini içeren sebzeler eklenmelidir” dedi.
Aşırı kiloya dikkat!
Sürekli kilo problemi yaşayan, kilo alan, zor kilo veren kişilerin hormonlarla ilgili problemi olabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Dr. Zerrin Aydın, “Tiroid hormonu salgılanmasında yetersizlik, östrojen hormonunun salgılanmasında azalma, insülin hormonuyla ilgili problemler, kişinin aşırı kilo almasına yol açar. Bunlar, zayıflama diyeti uygulanmadan önce mutlaka araştırılmalı, daha sonra diyete geçilmeli. Kilo vermek az yemek veya aç kalmak değildir. Şartları olan çok ciddi bir iştir. Çok iyi karar vererek başlamak gerekir. Çünkü yapılan kaçamaklar yüzünden bazen bir haftalık emek boşa gitmektedir. Böylece moral bozukluğu, sonuç alamamak ve uzayıp giden diyet süreçleri olmaktadır. Genel olarak hafta içi diyete uyum daha kolay oluyor. Haftada en fazla verilecek ideal kilo 1 kiloyu geçmemelidir” şeklinde konuştu.
Beslenmenin püf noktaları
* İnsülini hızlı yükselten yiyecekler; şeker, bal, reçel, çikolata, meşrubat vb.’dir. Bunlar fazla tüketilmemeli. Kahvaltı atlanmamalı, uzun açlıklar çekilmemeli. Ana öğünlerin arası 5 saati geçmemeli. Ara öğünlerde süt, meyve, grissini, yoğurt, kuru kayısı yenilmeli.
* Selülitten şikayetçi olanlar bundan kurtulmak için ideal ağırlığını korumaya çalışmalı. “Günde 8-10 bardak su içmek, kafeinden uzak durmak, tuza dikkat etmek, bol sebze ve meyve tüketmek, yağlı gıdalardan uzak durmak” şeklinde özetlenen şartlara uymalı.
* Zayıflama çabası içinde olan insanlar diyetlerini gözden geçirmeli ve, “Yeterli sıvı, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral alıyorlar mı?” buna dikkat etmeli.
Önemli vitaminler
Omega 3: Kanda kolestrol ve trigliserid seviyesini düşürücü etkisi sebebiyle kalp damar sistemini güçlendirir.
Ginsong: Mental ve fiziksel yorgunluğun giderilmesinde, strese karşı kullanılmakta.
Folik Asit: Suda çözünen bir vitamindir. Eğer yeterli ve dengeli besleniyorsak bitkisel destek kullanmaya gerek yoktur. Çünkü bitkisel destekler her kişi için uygun olmayabilir. Mesela ginserg tansiyon yüksekliğinde ve şeker düşüklüğünde kullanılmamalıdır.
|
|
 |
 |
|
|
 |