Carlson Kid’s Daily D3 içerisinde, palm yağı yoktur!

Sosyal Medyada yayılan Palm Yağı konusu ile ilgili Carlson Kids D3 ürünümüzle alakalı sorular gelmektedir. Bu konuya açıklamamız aşağıdadır:

Carlson Kids Daily D3 ürününde palm yağı yoktur.  İçeriğinde Doğal D3 vitamini (Kolekalsiferol) yanında Orta Zincirli Trigliserit yağ vardır.

Peki bu Orta Zincirli Trigliserit Yağ nereden elde edilmektedir?

Orta Zincirli Trigliserit yağları elde ederken palm ve hindistan cevizi yağı kaynak olarak kullanılıp palm yağından tamamen farklı olan yeni bir yağ sınıfı oluşmaktadır.

Peki yeni oluşan bu Orta Zincirli Trigliserit Yağlar sağlıklı mıdır? Palm ve Hindistan cevizi yağı kaynaklı olmasının riski var mıdır?

Bilinen herhangi bir riski yoktur. Orta Zincirli Trigliserit Yağ Asitleri sağlıklı yağlar olarak bilinir, tek zincirlidir ve sindirimi kolaydır. Bundan dolayı bu ürünü tüketen kimse palm yağı veya palm yağının bir formunu tüketmemektedir.

Konu hakkında bilimsel çalışma aşağıdaki gibidir;

Aşağıda Orta Zincirli Trigliserit (MCT) yağları ile alakalı yapılmış çalışmalara yönelik bir makaleyi sizinle paylaşıyoruz:

Son zamanlarda MCT yağları diye adından sıkça bahsedilen yağlar, İngilizce “Medium Chain Triglyceride(Orta Zincirli Trigliserid)”ın kısaltılmasıdır. Neden sağlık için önem teşkil ettiğini anlamamız için bu yağların nasıl metabolize edildiğini ve sindirimlerinin diğer yağlardan nasıl farklı olduklarını anlamamız gerekir.MCT yağlarının diğer yağlardan daha farklı sindirildiğinin keşfi ile bu yağlar sağlık alanında hızla gözde konumuna yükselmiştir. Yağların çoğu ince bağırsakta sindirilirler, bu sindirim pankreatik lipaz enzimi tarafından gerçekleştirilir. Karaciğerin salgısı olan safra tuzları sindirime yardımcı olur. Sindirilen besinler ince bağırsak duvarlarında emilir ve kana verilir  ve kan yoluyla da hücrelere taşınır. Hemen hemen bütün yağların sindirimi ince bağırsakta başlar ancak MCT’lerde bu işleyiş tamamıyla farklıdır.
MCT’ler tüketildiklerinde çok çabuk sindirilmeye başlarlar ve hemen ayrılmaya başlarlar. Mideden  ince bağırsağa geldiklerinde çoktan ayrıştırılmış ve yağ asitlerine ayrılmış durumdadırlar. Dolayısıyla pankreas enzimlerine ya da öd (safra) tuzlarına ihtiyaç duymazlar ve bu bile başlı başına sindirim sisteminin işini kolaylaştırmaktadır. İnce bağırsağa ulaştıklarında zaten yağ asidi formunda oldukları için hemen kapı toplardamarınca emilir ve anında karaciğerlere giderler. Karaciğerde de enerji olarak metabolize edilirler.MCT’lerin sindirilmesindeki bu farklılık pek çok hastalığın tedavisine ışık tuttuğu için son derece mühimdir.

Hemen hemen bütün yağların sindirimi ince bağırsakta başlar ancak MCT’ lerde bu işleyiş tamamıyla farklıdır. MCT’ ler tüketildiklerinde çok çabuk sindirilmeye başlarlar ve hemen ayrılmaya başlarlar. Mideden ince bağırsağa geldiklerinde çoktan ayrıştırılmış ve yağ asitlerine ayrılmış durumdadırlar. Dolayısıyla pankreas enzimlerine ya da öd (safra) tuzlarına ihtiyaç duymazlar ve bu bile başlı başına sindirim sisteminin işini kolaylaştırmaktadır. İnce bağırsağa ulaştıklarında zaten yağ asidi formunda oldukları için hemen kapı toplardamarınca emilir ve anında karaciğerlere giderler. Karaciğerde de enerji olarak metabolize edilirler.1

MCT’ lerin enerji artışına sebep olup metabolizmayı hızlandırıp desteklemelerinin nedeni de kendilerine has olan sindirim farklılığından kaynaklanmaktadır. Aynı sebeple MCT’ler pek çok performans içecekleri, enerji barları olarak atletler ya da sporcular tarafından da kullanılmaktadır. MCT’ lerin metabolizmayı hızlandırması sonucu, yağ birikimini ve depolanmasını azalttıkları gerçeği araştırmacıların ilgisini çekmiş ve 1980li yıllarda MCT – obezite ilişkisi üzerine pek çok araştırma yapılmıştır.2 O tarihten beri çeşitli araştırmalar sonucu günümüzde de Kanada, Quebec McGill Üniversite’si ve daha başka üniversitelerce de obezite tedavisinde MCT yağlarının kullanımı önerilmektedir.3

1960’larda Michigan State Üniversitesi Farmakoloji Profesörü Jon J. Kabara, besinleri mantar ve bakteri kontaminasyonundan korumanın yollarını araştırırken MCT’ lerin güçlü antimikrobiyel özellikleri olabileceğini keşfetmiştir. Bu bilgi ışığında da yapılan diğer araştırmalar neticesinde MCT’ lerin hastalığa sebep olan mantar, bakteri, virüs ve parazitleri öldürmekte etkili oldukları ispatlanmıştır.4 MCT’ lerin mikrop kırıcı özellikleri ilgili sayısız çalışma ve kitap yayınlanmıştır ve Hindistan Cevizi Yağı da büyük ölçüde MCT’lerden oluştuğu için aynı antimikrobiyel güce sahip olduğu da çeşitli klinik çalışmalar ve laboratuvar testleriyle de kanıtlanmıştır.5

Karaciğerlerin MCT’lerin bir kısmını anında yakıp enerjiye çevirebildikleri gibi enerjiye dönüşmemiş diğer kısmını da ketonlara dönüştürdüğü 1970’li yıllarda keşfedilmiştir. Ketonlar özellikle beynimizce kullanılan çok etkili ve güçlü bir enerji türüdür ve karaciğerlerimiz haricindeki diğer bütün dokularca da kullanılırlar. Ketonlar sadece beyin için kaliteli bir enerji kaynağı olmakla kalmayıp aynı zamanda beyin hücre onarımı ve büyümesinde etkisi olan özel proteinlerin hareketini de desteklerler ve böylece beynin üzerinde iyileştirici 1970’lerden günümüze değin epilepsi – sara-  tedavisinde ketojen diyetlerinde MCT’ler kullanılmıştır. Günümüz tıbbında ilaça dirençli sara hastalarına da MCT içeren, modifiye edilmiş ketojen diyetleri de standart olarak kullanılmaktadır.6

Sara hastalığının yanı sıra pek çok başka nörolojik bozuklukların tedavisinde de ketonlar gayet başarılı olarak kullanılmaktadır. Bu hastalıklar: Alzheimer’s, Parkinson’s, Huntington’, ALS (amiyotrofik lateral skleroz), felç, narkolepsi (uyku hastalığı), beyin travması, beyin kanseri.   Hindistan Cevizi Yağı tüketimi kandaki keton seviyesini tüm bu hastalıkları tedavi edebilecek kadar yüksek terapatik seviyelere çıkarır.  Günümüzde Hindistan Cevizi Yağı ile tedavi edilen pek çok Alzheimer hastası ya da benzer demans (bunama) hastalarının pek çoğu bu hastalıklar için kullanılan ilaçlardan çok daha iyi sonuçlar almaktadır.  Yapılan araştırmalara göre MCT’ler Alzheimer hastalığının etkilerini başarıyla hafifletmektedir ve Food and Drug Administration (FDA) 2009 yılında Alzheimer tedavisi için kullanılmak amaçlı MCT içerikli bir ek besini onaylamıştır. MCT’ler insülin salgılamasını ve hassasiyetini kontrol edebildikleri için diyabetin asıl altında yatan sebepleri de tersine çevirebilmektedir.7

Referanslar;

  1. Kiyasu, J.Y., et al. The portal transport of absorbed fatty acids. J Biol Chem1952; 199:415-419.
  2. Baba, N., et al. Enhanced thermogenesis and diminished deposition of fat in response to overfeeding with diets containing medium chain triglycerides. Am J Clin Nutr1982; 35:678-682.
  3. St-Onge, M.P. and Jones, P.J. Physiological effects of medium-chain triglycerides: potential agents in the prevention of obesity. J Nutr2002; 132:329-332.
  4. Kabara, J.J., et al. Fatty acids and derivatives as antimicrobial agents. Antimicrobial Agents and Chemotherapy1972; 2:23-28.
  5. Ogbolu, D.O., et al. In vitro antimicrobial properties of coconut oil on Candida species in Ibadan, Nigeria.J Med Food 2007; 10:384-387.
  6. Neal, E.G., et al. A randomized trial of classical and medium-chain triglyceride ketogenic diets in the treatment of childhood epilepsy. Epilepsia2009; 50:1109-1117.
  7. Eckel, R.H., et al. Dietary substitution of medium-chain triglycerides improves insulin-mediated glucose metabolism in NIDDM subjects. Diabetes 1992; 41:641-647.

– Kaynak: http://www.buketkaptan.com/mct-nedir/#sthash.vukmojNu.dpuf

 

Tags

About the author

2005 yılının Ocak ayında İstanbul’da gıda takviyesi ve ilaç sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu. Ülkemizi kaliteli ve nitelikli ürünlerle buluşturmayı hedefleyen, güçlü vizyonu ve dinamik yapısı ile sektördeki yerini aldı.Halen, Avrupa’nın efervesan devlerinden biri olan SUNLIFE GmbH ve Amerika’nın OTC sektöründeki güçlü firmalarından Carlson Labs ile distrübitörlük anlaşmalarını sürdürmektedir.